Sahne kariyerine 34 yıl önce Adana’nın tozlu sahnelerinde adım atan usta oyuncu Barış Hayta, köklerine anlamlı bir projeyle dönüyor. Hayta, Türk edebiyatının devi Nazım Hikmet’in hayatını, daha önce hiç anlatılmamış bir perspektiften ele alan “Babam Dünyanın En Büyük Şairi” adlı tek kişilik dramatik oyunla Adanalı sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Gidenin Değil, Kalanın Hikayesi

1951 yılında Nazım Hikmet’in Türkiye’den ayrılışı tarih kitaplarında bir “dönüm noktası” olarak anlatılsa da, bu oyun madalyonun diğer yüzünü çeviriyor. İpek Wiesmann tarafından kaleme alınan eser; babası vatanını terk ettiğinde henüz üç aylık bir bebek olan Mehmet’in iç dünyasına ayna tutuyor. Dünyaca ünlü bir şairin gölgesinde büyümenin getirdiği derin özlem, kırgınlık, öfke ve nihayetinde gelen affetme süreci, sahnede etkileyici bir dramaturji ile hayat buluyor.
Tarihsel Değil, Duygusal Bir Yüzleşme
Nazım Hikmet’in unutulmaz şiirleri ve bestelenmiş eserleri eşliğinde ilerleyen oyun, izleyiciyi biyografik bir anlatımın ötesine taşıyor. “Babam” kelimesinin bir çocuk için ne anlam ifade ettiğini sorgulayan yapım, yarım kalmış bir baba-oğul konuşmasını merkeze alarak seyirciyi vicdani ve duygusal bir yüzleşmeye davet ediyor.
Barış Hayta’dan Adanalılara Çağrı
Oyunun yönetmenliğini İpek Wiesmann ve Yerkan Kahraman üstlenirken, performansı ile Barış Hayta devleşiyor. Sanat hayatına başladığı şehirde sahne alacak olmanın heyecanını yaşayan Hayta, tüm hemşehrilerini bu özel geceye davet ederek; “Hafızalarda iz bırakacak bu sahne deneyimini birlikte yaşayalım” mesajını verdi.
