Gazeteci Yılmaz Özdil’in, CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut’a yönelttiği “Bazı gazetecileri ekonomik olarak destekliyorsun” suçlaması siyasette taşları yerinden oynattı. Bulut’un “İspat et, siyaseti bırakayım” savunması ise Adana ve Antalya’daki “Yerel Basın” toplantılarında yaşananlar göz önüne alındığında inandırıcı bulunmadı.
Ağır Suçlama, Zayıf Savunma
Sözcü TV eski Genel Yayın Yönetmeni Yılmaz Özdil ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut arasındaki tartışma, basit bir “iddia-inkâr” düellosunu çoktan geçerek tam bir inandırıcılık sınavına dönüştü. Özdil’in “Gazetecilere ekonomik destek veriyorsun” çıkışı, doğrudan medyanın dizayn edilmesi ve satın alınması imasını taşıyan oldukça ağır bir suçlamaydı.
Ancak gözler karşı tarafa, Burhanettin Bulut’a çevrildiğinde, kamuoyunu tatmin edecek şeffaf bir yanıt yerine klasik siyasetçi refleksiyle karşılaşıldı. Bulut’un “İspat et, siyaseti bırakırım” şeklindeki demagoji kokan çıkışı, eleştirileri savuşturmak yerine topu taca atmak olarak yorumlandı.
Yerel Basın Toplantısında “İstanbullu” Ağırlaması
Bulut’un savunmasını asıl zayıflatan ve Özdil’in iddialarını şüpheli olmaktan çıkarıp tartışılır hale getiren olay ise bizzat sahada yaşandı. Antalya’da ve son olarak Adana’da düzenlenen “Yerel Basın Buluşması” etkinliklerinde, masaya o şehrin kahrını çeken yerel gazeteciler yerine İstanbul’dan CHP’ye yakın belli başlı isimler oturtuldu.
Yerel basının dinamiklerinin ve sorunlarının konuşulacağı bir toplantıya, İstanbul’dan gazetecilerin getirtilip tüm masraflarının karşılanması, akıllardaki soru işaretlerini daha da büyüttü. Bu tablo karşısında “Hiçbir şey yok” demek imkânsız hale geldi.
Kim Finanse Ediliyor, Kim Dışlanıyor?
Vatandaşlar ve basın camiası şu gerçeğin çok net farkında: Bu ülkede iki kişi arasındaki elden para alışverişini veya gizli finansmanı somut evraklarla ispatlamak neredeyse imkânsızdır. Ancak kimin çağrıldığı, kimin dışlandığı ve kimlerin hangi olanaklarla finanse edildiği herkesin gözü önünde cereyan etmektedir. Siyasetçi için en tehlikeli durum haklı olup olmamak değil, inandırıcılığını yitirmektir.
Sonuç: Algıda Özdil Önde, Bulut Savunmada
Gelinen noktada Özdil’in iddiası havada asılı kalsa da, Bulut’un kaçamak ve eylemleriyle çelişen savunması ibreyi terse çevirdi. Bu raundun kazananı kamuoyu nezdinde netleşmeye başladı: Algıda Yılmaz Özdil önde, siyasette ise Burhanettin Bulut çaresiz bir savunmada.
Çünkü KulisTV olarak soruyoruz ve bu en basit soru hâlâ cevapsız bir şekilde ortada duruyor: “Yerel basın toplantısına neden yerel basın değil de İstanbul basınının belli isimleri çağrıldı?”
