Ana muhalefet partisi CHP, medya dünyasında taşları yerinden oynatacak bir operasyona imza atmaya hazırlanıyor. Özgür Özel liderliğindeki CHP yönetiminin, yerel bir kanalı ulusal bir aktöre dönüştürme planı, “alternatif medya” ihtiyacını mı karşılayacağı yoksa partiye göbekten bağlı yeni bir yapı mı oluşturacağı sorusunu gündeme getirdi.
Yerelden Merkeze: Adana’nın Sesi İstanbul’da Kısılacak mı?
Planın merkezinde, CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer’e ait olan Koza TV yer alıyor. Yıllardır Adana merkezli yayın yapan kanalın operasyon merkezinin İstanbul’a taşınacak olması, “yerel medyanın güçlendirilmesi” söylemleriyle tezat bir görüntü serbest bırakıyor. Kulislerde, kanalın ulusal vitrine çıkarken yerel bağlarından koparılmasının, Anadolu medyasının temsil gücü açısından bir kayıp olup olmayacağı tartışılıyor.
Sözcü TV’den “Transfer” mi, “Kurtarma Operasyonu” mu?
Kanalın mutfağının, bir süre önce Sözcü TV’den ayrılan/ayrılmak zorunda kalan ekibe emanet edilecek olması dikkat çekici bir başka ayrıntı.
Genel Yayın Yönetmenliği için ismi geçen Özgür Çakmakçı ve beraberindeki 15 kişilik ekibin tercihi, medyada “hazır kadro” kolaycılığı olarak yorumlanıyor.
Eleştirel çevreler, bu hamleyi yeni bir soluk getirmekten ziyade, mevcut muhalif medya içindeki “ayrışmaların” yeni bir mevzi savaşına dönüşmesi olarak görüyor.
Koordinasyonun Başında Kritik İsim: Burhanettin Bulut

Sürecin koordinatörü olarak Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut’un işaret edilmesi, projenin doğrudan “Genel Merkez” vizyonuyla şekillendiğini kanıtlıyor. Ancak bu durum, kanalın ne kadar bağımsız olabileceği konusunda soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Muhalefetin, iktidarın medya üzerindeki kontrolünü eleştirdiği bir dönemde, bir siyasi partinin doğrudan bir kanalın “yeniden yapılandırılmasını” üstlenmesi, “bağımsız gazetecilik” ilkeleri açısından ince bir çizgide yüründüğünü gösteriyor.
Sonuç: Rekabet mi, Tek tipleşme mi?
Koza TV’nin ulusal çapta güçlü bir geri dönüş yapması kuşkusuz medya çeşitliliği açısından önemli. Ancak bu girişimin, halkın haber alma hakkına mı hizmet edeceği, yoksa sadece parti içi dengelerin ve belli bir ekibin sesi mi olacağı zamanla netleşecek. CHP’nin bu “medya atağı”, muhalif mahallede yeni bir rekabeti tetikleyebilir.
