Cumhuriyet Halk Partisi Adana örgütünde sular durulmuyor. Dar kadrolarla yürütülen “tavan siyaseti” parti tabanında derin çatlaklar yaratırken, gözler Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut’a çevrildi. Tabanın Ankara’ya mesajı ise çok net: “Siyaset ego tatmin yeri değildir; ya tabanla bütünleşilecek ya da yalnızlaşılacak.”
Siyaset arenası, dar kadroların egosunu tatmin etme yeri değil; halkın ve sokağın sesine kulak verme sorumluluğunun taşındığı en önemli mecradır. CHP Adana yönetiminin son dönemde sergilediği tepeden bakan, örgüt dinamiklerinden kopuk anlayış, parti tabanında ciddi bir kırılmaya yol açıyor. Sokakta, mahallede ve sandıkta ter döken parti emekçilerini yok sayarak yalnızca belirli çevrelerle kapalı kapılar ardında siyaset yapma hevesi, CHP’ye güç kazandırmak bir yana, tabanla olan bağları her geçen gün daha da zayıflatıyor.
Gözler Burhanettin Bulut’ta: “Ankara’dan Değil, Adana’dan Siyaset” Bu noktada tüm gözler ve eleştirilerin odak noktası, CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut’a çevrilmiş durumda. Adana tabanında dalga dalga büyüyen rahatsızlıkların Ankara’dan görmezden gelinmesi, parti içindeki kırgınlıkları derinleştiriyor. Örgütün ve parti emekçilerinin beklentisi ise gayet açık: Siyasetin Ankara’nın konforlu koridorlarından değil, Adana’nın sokaklarından yapılması ve tabanın sesine gerçek anlamda kulak verilmesi.
Adana’da Başarının Reçetesi Belli Kulislerde ve parti tabanında yüksek sesle dile getirilenlere göre, CHP’nin Adana’da başarılı olabilmesi için atılması gereken adımlar son derece net:
-
Kırgınlıkları ve kutuplaşmaları büyütmek değil, parti emekçilerinin gönüllerini kazanmak.
-
Siyasetin kapılarını dar bir zümreye kapatmak değil, tabana sonuna kadar açmak.
-
“Ben” egosundan sıyrılıp, yeniden “Biz” diyebilmek.
Unutulmamalıdır ki, Adana gibi dinamik bir kentte siyasi başarı ancak birlik ve beraberlikle gelir. Yönetim kademesi egoyu bir kenara bırakıp tabanın nabzını tutmadığı sürece, aynı isimlerle aynı dar çerçevede dönüp durmaktan öteye geçilmesi mümkün görünmüyor.
Bugün Adana tabanının karar alıcılara verdiği ultimatom gibi mesaj ortada: Artık ya bu tabanla bütünleşilecek ya da o koltuklarda yapayalnız kalınacak!
