Adana’nın kanayan yarası altyapı sorunlarına neşter vurmak için başlatılan dev proje, daha ilk kazma vurulmadan siyasi krizin ve “hizmet kimin?” tartışmasının gölgesinde kaldı. Adana Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ASKİ Genel Müdürlüğü’nün hayata geçirdiği Pozantı–Akçatekir içme suyu ve kanalizasyon projesi, Pozantı Belediyesi ile Büyükşehir’i karşı karşıya getirdi.
Uluslararası Krediyi ASKİ Buldu, İhaleyi ASKİ Yaptı
Yıllardır altyapı çilesi çeken bölge için hayati önem taşıyan bu proje; Dünya Bankası ve İller Bankası finansmanıyla, tamamen ASKİ’nin projelendirmesi ve ihalesiyle sahaya inmiş durumda. Ancak iddialara göre, iş makineleri sahaya girer girmez Pozantı Belediyesi’nin devam eden çalışmaları “kendi yatırımıymış” gibi kamuoyuna sunma çabası krizi patlak verdirdi.
Büyükşehir’den Sert Çıkış: “Başkasının Emeğini Sahiplenmeyin”
Projenin asıl sahibi ve uygulayıcısı olan Adana Büyükşehir Belediyesi cephesinden bu “rol çalma” girişimine çok sert tepki geldi. ASKİ yetkilileri, hizmetin sahibinin ve finansmanını sağlayan kurumun net olduğunu belirterek, “Başkasının emeğini sahiplenmek doğru değildir” sözleriyle yaşanan duruma tepki gösterdi.
Yerel Siyasetin Klasik Hastalığı: Tabela ve Fotoğraf Yarışı
Ortaya çıkan bu tablo, yerel siyasetin o hiç değişmeyen hastalığını bir kez daha gözler önüne serdi: Hizmet planlanırken ortada olmayanların, iş makinesi sahaya girince ilk fotoğrafı çektirme ve tabelayı asma yarışına girmesi… Projeyi yapanın ASKİ, finansmanın uluslararası kaynaklar olduğu gün gibi ortadayken, yapılmayan bir hizmetin gölgesinde bile siyaset üretilmeye çalışılması bölge halkının da tepkisini çekti.
Vatandaşın Derdi Tabela Değil, Musluktan Akan Su
Yıllardır temiz su ve sağlam bir altyapı bekleyen Pozantı ve Akçatekir halkı ise kurumların hizmet üzerinden siyasi prim devşirme yarışına girmesinden bıkmış durumda. Vatandaşlar, siyasilere oldukça net ve haklı bir soru yöneltiyor:
“Bizim derdimiz bu hizmeti kimin yaptığı veya tabelaya kimin isminin yazıldığı değil. Musluğumuzdan suyun akması! İcraat ortadayken, bu anlamsız tartışmaya neden gerek duyuluyor?”
