Cumhuriyet Halk Partisi Adana örgütünde sular durulmuyor. İl yönetiminin “sahadayız” çıkışları parti tabanında samimiyetsiz bulunurken; partiye küsenlerin görmezden gelinmesi ve Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’a yakın olmayanların dışlanması, “Bizim olsun, az olsun” politikasının partiye verdiği zararı gözler önüne seriyor.
CHP Adana teşkilatlarında son dönemde yaşanan iç çekişmeler ve yönetim zafiyetleri, parti tabanında ciddi bir rahatsızlık yaratmaya devam ediyor. Partinin kucaklayıcı politikalardan uzaklaşarak dar bir kadronun kontrolüne girmesi, Adana kulislerinde en çok konuşulan konuların başında geliyor.
“Sahadayız” Söylemi Samimiyet Testinden Geçemedi
İl yönetiminin son günlerde sıkça dile getirdiği “sahalara iniyoruz” söylemi, örgüt içinde beklenen heyecanı yaratmadı. Partililer, geçmişte partiye emek vermiş, ancak çeşitli nedenlerle küstürülmüş ve kırılmış isimleri yeniden kazanmak için hiçbir somut adım atılmamasına tepkili.
Sokakta sadece “görünür” olmanın gerçek bir örgütlenme stratejisi olamayacağını savunan partililer, bu hamleyi halkla bütünleşmekten ziyade yüzeysel bir “vitrin çalışması” olarak değerlendiriyor.
Karalar’a Biat Etmeyenlere Kapı Duvar!
Parti içindeki fay hatlarını derinleştiren en büyük iddia ise “biat” kültürü üzerine. Kulislerde, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’a siyasi olarak biat etmeyen ve farklı düşünen isimlerin sistemli bir şekilde dışlandığı yüksek sesle dile getiriliyor.
Örgüt içinde giderek hakim olan “Bizim olsun, az olsun” anlayışının, CHP’nin çok sesli yapısına zarar verdiği ve parti içi demokrasiyi zedelediği ifade ediliyor.
Çift Başlılık ve Genel Merkezin Derin Sessizliği
Adana örgütündeki sorunlar sadece dışlanma ile sınırlı değil. İl ve ilçe örgütlerinde açıkça hissedilen “çift başlılık” sorununun ısrarla sümen altı edilmesi, disiplin ve koordinasyon krizini de beraberinde getiriyor. İçerideki bu yönetim boşluğu, enerjinin sokağa değil, parti içi hesaplaşmalara harcanmasına neden oluyor.
Tüm bu kaos ortamında gözler Ankara’ya çevrilmiş durumda. CHP Genel Merkezi’nin Adana’daki gelişmeleri ve erimeyi yakından takip ettiği belirtilse de, sahaya yansıyan somut bir müdahalenin veya toparlayıcı bir adımın henüz atılmamış olması eleştirileri artırıyor. Parti içinde “birlik” görüntüsünün bir türlü verilememesi, yerel düzeydeki krizlerin büyüyerek kamuoyuna yansımasına ve partinin kan kaybetmesine yol açıyor.
