DOÇ. DR. ERGÜL HALİSÇELİK’TEN ÇARPICI TÜRKİYE EKONOMİSİ ANALİZİ

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Orta Doğu’daki gerilimlerin Türkiye ekonomisine olası etkilerini değerlendiren Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin vizyoner isimlerinden Doç. Dr. Ergül Halisçelik, enerji faturasındaki artışın cari açık ve enflasyon üzerindeki zincirleme etkisine dikkat çekti. Halisçelik, “Küresel şokları yönetmek yerine ekonomik yapıyı dönüştürmeliyiz” diyerek yapısal reform çağrısı yaptı.

İsrail ile İran arasında tırmanan gerilim ve dünya petrol arzının kalbi olan Hürmüz Boğazı’ndaki riskler, küresel enerji piyasalarında yeni bir arz şoku endişesi yaratıyor. Gelişmeler küresel ticareti dar boğaza sürüklerken, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için durum çok daha kritik bir boyuta ulaşıyor.

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nde hayata geçirdiği vizyoner çalışmalarla yerel kalkınmada fark yaratan, aynı zamanda güçlü akademik birikimiyle makroekonomik dinamikleri ustalıkla okuyan Doç. Dr. Ergül Halisçelik, konuyu köşesine taşıdı. Halisçelik’in kaleme aldığı son analiz, Türkiye’nin kronikleşen ekonomik sorunlarına gerçekçi bir ayna tutuyor.

“Dış Şok Değil, Yapısal Kırılganlık” Olayları yalnızca bir dış politika penceresinden okumak yerine, Türkiye’nin iç ekonomik dinamikleriyle harmanlayan Doç. Dr. Halisçelik, yaşananların Türkiye için geçici bir şoktan ziyade yapısal kırılganlıkların yeniden gün yüzüne çıkması olduğunu vurguluyor. Halisçelik’in rasyonel verilerle desteklediği analizine göre; petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artış, Türkiye’nin cari açığını yaklaşık 2,5 milyar dolar, enflasyonu ise 1 puan artırıyor. Fiyatların 100 dolar bandına dayanması halinde ise cari açığın 12 milyar dolarlara ulaşabileceği ve büyümenin ciddi bir daralma evresine girebileceği uyarısında bulunuyor.

“Palyatif Çözümler Yetmez, Yapısal Dönüşüm Şart” Akademik disiplinini ve yerel yönetimlerdeki pratik çözüm üretme kabiliyetini analizlerinde hissettiren Halisçelik, geçici önlemlerin artık işe yaramayacağının altını çiziyor. Ekonomideki döngüsel daralmadan çıkışın reçetesini de sunan deneyimli bürokrat ve akademisyen; enerji bağımlılığının azaltılması, yüksek katma değerli üretime geçilmesi ve öngörülebilir makroekonomik politikalarla kurumsal güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Yerelden genele uzanan geniş perspektifiyle ekonomik kalkınmanın şifrelerini veren Doç. Dr. Halisçelik, analizini Türkiye’nin önündeki o keskin yol ayrımını hatırlatarak tamamlıyor: “Ya kırılganlığı yönetmeye devam edeceğiz ya da yapısal dönüşümü gerçekleştirerek ekonomimizi daha dirençli bir yapıya kavuşturacağız.”

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.