Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşülen Millî Parklar Kanunu Teklifi, doğa ve yaban hayatı savunucularını ayağa kaldırdı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, Kara Avcılığı Kanunu’nda yapılması planlanan değişikliklere çok sert tepki göstererek, yeni yasanın yasa dışı avcılığı bitirmek yerine adeta teşvik eden bir “af” niteliği taşıdığını vurguladı.
“Zehirle Avlanana Bile Sadece 2 Yıl Ceza!”
TBMM kürsüsünden hükümete yüklenen İsmet Güneşhan, kaçak avcılıkla mücadelenin yeni tasarıyla ciddi biçimde zayıflatıldığının altını çizdi. Mevcut yasada avlanma kurallarına uymayanların, özellikle de zehir, tuzak veya ışık gibi yasaklı ve acımasız yöntemler kullananların avcılık belgelerinin “süresiz” olarak iptal edildiğini hatırlatan Güneşhan, yeni teklifteki tehlikeye şu sözlerle dikkat çekti:
“Getirilen bu teklifle caydırıcı yaptırımlar tamamen ortadan kaldırılıyor. Süresiz iptal yerine sadece iki yıllık bir iptal süresi öngörülüyor. Parayı ödeyen, cezasını çeken kişi iki yıl sonra tekrar doğayı katletmeye, yaban hayatını zehirlemeye devam edebilecek. Bu yaklaşım yaban hayatını korumak değil, yasa dışı avcılığı fiilen teşvik eden bir aftır!”
“Milli Parklarımız Yandaşlara Peşkeş mi Çekilecek?”
Türkiye’nin 12 bin bitki türü ve zengin biyoçeşitliliğiyle dünyada eşsiz bir konuma sahip olduğunu belirten İsmet Güneşhan, meselenin sadece avcılıkla sınırlı olmadığını, asıl hedefin Milli Parklar olabileceğini iddia etti. Doğal alanların yapılaşmaya ve ranta açılma tehlikesine dikkat çeken Güneşhan, tepkisini şu çarpıcı ifadelerle sürdürdü:
“Asıl amaç, geçmişte havamızın ve suyumuzun peşkeş çekildiği gibi şimdi de milli parklarımızı yandaşlara ve yakın çevrelerine peşkeş çekmektir. Koruma zırhı inceldiğinde, geri dönüşü mümkün olmayan kayıplar yaşanır. Milli servetimiz olan bu alanların koruma zırhını çıkarmak, gelecek nesillere yapılacak en büyük kötülüktür.”
Meclis’e “Yanlıştan Dönün” Çağrısı
Doğayı tahrip ederek kalkınmanın mümkün olamayacağını belirten CHP’li İsmet Güneşhan, bu alanların sadece gezilecek yerler değil; su kaynaklarının, endemik türlerin ve yaban hayatının var olduğu hassas ekosistemler olduğunu hatırlatarak, yüce Meclis’i bu büyük yanlıştan derhal dönmeye davet etti.
